Reklam
Reklam

CHP grubu ayakta

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor ...

CHP grubu ayakta
CHP grubu ayakta
Reklam







Hakkında yargıyı etkileme iddiasıyla fezleke izmit escort hazırlanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında dokunulmazlığının dokunulmazlığının kaldırılması için çağrıda bulunması bekleniyor.

CHP kulislerindeki bilgilere göre, Kılıçdaroğlu kürsüye hazırladığı bir dilekçeyle çıkacak ve 'dokunulmazlığımı kaldırın' diyecek.

Haberin Devamı


CHP Grubu’nda protesto

Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik soruşturma açılması ve fezleke hazırlanması CHP Grubu’nda protesto edildi. CHP Grup Başkanvekilinin kocaeli escort okuduğu Kılıçdaroğlu’nun sözlerini diğer milletvekilleri ve salonda bulunanlar ayağa kalkarak hep bir ağızdan tekrar etti. Kılıçdaroğlu’nun sözleri tüm milletvekilleri tarafından tekrarlanmış oldu.

Kılıçdaroğlu, grup salonuna şu sıralar yoğun bir alkış ve tezahüratla girdi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

TÜRK-İŞ'İN MEKTUBU

CHP Genel Başkanı bu eleştiriyi yaparak 'Türk-İş bizim arka bahçemiz olsun' diyorlar. Böyle sığ bir anlayış olabilir mi? Hangi kuruluş olursa olsun arka bahçemiz haline dönüşmesini istemiyoruz.

Burada ciddi bir itiraf var.

"Türk-İş alınan zam oranın yetersiz olduğunu vurgulamış ancak işçileri daha düşük bir orana mahkum etmemek için zam oranına razı olduk."

Sen Türk-İş olarak mirasını nasıl korku imparatorluğuna teslim edersin. Senin görevin asgari ücret düşükse bunu haykırmaktır. Bir Türk-İş düşünün korku imparatorluğuna, şantaja teslim oluyor. Ya bunu imzala ya da daha küçük bir rakam veririz dediler. İnsanda biraz utanma olur.

Hangi sendikaya üye olursa olursa, sendikasız işçilere ve taşeron işçilere sahip çıkan tek parti vardır o da CHP'dir.

Senin görevin korkuya direnmektir. Asgari ücret düşükse bunu haykırmak ve söylemektir. Bir Türk İş düşünün korku imparatorluğuna şantaja teslim oluyor. Ya imzala ya da küçük zam vereceğiz dediler o da paşa paşa bastı imzayı.

ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

Gönül isterdi ki bu günü demokratik bir ülkenin basın emekçilerinin bayramı olarak kutlayalım. Özgür basını temel olarak içinde barındıramayan rejime demokrasi denilebilir mi? Basının özgürlüğünü yitirdiği bir ülkede demokrasi varlığını sürdürebilir mi?

Medya demokrasi ile vardır sözüne inanmayın. Medya diktatörlükle yönetilen rejimlerde çok daha güçlü vardır. Önemli olan özgür ve hür medyadır. Demokrasi özgür medya ile vardır. Medyanın sesini kısmak demokrasinin sesini kısmaktır. O ses İzmir’de dayak yiyen sesidir. O ses kendi uçağıyla bombalanıp öldürülen 35 kişinin sesidir.

HAPİSTEKİ GAZETECİ SAYISINDA DÜNYADA İKİNCİYİZ

Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil hepimizin özgürlüğüdür. Bugün itibariyle 97 gazeteci içeride tutuluyor. Bunların 18’i kadın. Bu 12 Eylül’de bile görülmemişti. Seçimden sonra hapse atılan gazeteci sayısında büyük bir artış var. Hapisteki gazeteci sayısı açısından dünyada ikinciyiz.

Bugünü Çalışan Gazeteciler Bayramı yapan 50 yıl önceki meslektaşlarının kahramanca direnişini bugünkü gazeteci arkadaşlarıma hatırlatmak isterim. Ben kahramanca direnen o gazetecilerin önünde saygıyla eğiliyorum. 2012 Türkiye’sinde basın özgürlüğü açısından 10 Ocak 1961’in gerisindeyiz.

 

BAŞBAKAN’A SORUYORUM

Başbakan’a sormak istiyorum şiir okuduğu için hapse atılmakla, kitap yazdığı için hapse atılmak arasında ne fark var. Dünün mazlumu bugünü zalimi oldu.

Her şeyimiz eksikti bir de terörist Genelkurmay başkanımız oldu. Özel yetkili savcıların daha yaratıcı olmalarını bekliyorum daha iyi espriler bulabilirler.

Ama bir şeyi merak ediyorum genelkurmay başkanı terörist olursa Başbakan’ı ne olur. Allah size akıl fikir izan versin.

ONLARI MİZAH DERGİLERİNE HAVALE EDİYORUM

İnsaf denen bir şey var. Onları ciddiyete davet ediyorum ama içimden geldi söylemeden yapamayacağım mizah dergilerine havale ediyorum.

Sayın İlker Başbuğu bu hükümetin onayıyla orgeneralliğe terfi etti, kuvvet komutanlığına getirildi ve genelkurmay başkanı oldu. Nasıl oluyor da bütün bunlardan sonra böyle bir tabloyla karşılaşıyoruz.

BU DAVANIN HALA SAVCISI MISINIZ?

İki ihtimal var. Ya başbakan İlker Başbuğ’un terör örgütü yönettiğini biliyordu ama suç çıkarmadı. İkinci ihtimal Başbakan İlker Başbuğ’un terör örgütü yönettiğini bilmiyordu. Bu daha büyük bir suç o kadar istihbaratın var ama bunu bilmiyorsun. Bir ihtimal daha var. Ben biliyordum ama gücüm yetmiyordu şimdi gücüm yettiği için içeri aldırdım. O zaman demek ki mahkemeler sizin emrinizde. Sayın başbakan siz bu davanın hala savcısı mısınız.

Herkesi demokrasi ve hukuka bağlı olmasını istiyorum. Hukukun üstünlüğüne ve kamu vicdanına inanacağız.

O KONUŞMAYI YİNELEDİ

Silivri'de çadır tiyatrosu kurulmuş orada sözde adalet dağıtıyorlar, Orada adalet dağıtılmıyor. Özel yetkili mahkemelere ve savcılara sivil demek hukuk ayıbıdır. Orası bir toplama kampıdır. Almanya'daki toplama kampının 21. yüzyıl versiyonudur.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çin-ABD rekabeti Ay’a kadar uzandı
Çin-ABD rekabeti Ay’a kadar uzandı
BUSMED Sosyal Medya Eğitimleri
BUSMED Sosyal Medya Eğitimleri